<$BlogMetaData$>



 

 

destebaşı

Kategorilerim
 
Son Yazılarım
  • <%RecentEntryTitle%>
 
 
 
Google
Hayrettin Karaman`ın Web Sitesi  
Arkadaşlarım
 
 
 

7/12/2008

KURBANIN NEV'İLERİ ( Nezrler, Akika kurbani)

h1


Kurbanin nevileri.
1-Udhiyye
Kurban bayraminda kesilen kurbandir din istilahinde adi udhiyyedir.nitekim kurban bayraminin adida udhiyye bayramidir.insanin feda edilmekden kurtulup onun yerine bir hayvanin feda edilmesine bir tesekür bayramidir.Ranazan bayramida ismini fitir sadakasindan alip fitir bayramidir.Elmali tefsiri kevser süresi

2-hedy kurbani.
ü tealaya yakinlik icin veya hacda yapilmasi yasak olan bazi fiilleri islemekden dolayi keddaret olarak kesilmek üzere haremi serife götürülen kurbana hediy kurbanu denir. Bu kurbanin haremi serif hududlari icinde kesilmesi lazimdir. Baska yerde vekalet verilerek kesilmez.mine mevkiinde kesilmesi sünnettir.ibni abidin 5-220
3-Nezir ve sükür kurbani.
Dilimizde çoğunlukla adak kelimesiyle karşıladığımız nezr Arapça'da daha şümullü bir mana taşır. Nezrin cem'i nüzurdur; korkutma demek olan inzardan gelir. Râgıb el-İsfehanî, nezrin ıstılahî manasını "vacib olmayan bir şeyi bir emrin vukuu sebebiyle, vacib kılmak" diye tarif eder. Daha açık bir ifadeyle nezri " Teala hazretlerine ta'zim için mübah olan bir fiilin yapılmasını üzerimize almak, îfasını kendi kendimize vacib kılmaktır" diye tarif edebiliriz. Kul, 'ın rızasını kazanmak maksadıyla ibadet sayılacak bazı şeyleri kendi kendine vacib kılabilir, bu dinen makbul bir davranıştır. Sözgelimi "yarın oruç tutacağım" veya "yarın şu kadar namaz kılacağım" diye nezirde bulunabilir. Kurtubî: "Nezr îfa edilmesi emredilmiş olan akidlerdendir. Yerine getirene sena edilmiştir" der.
Nezr kişinin bir şeyi yapmayı adaması olduğuna göre nezrin makbul olması, nezredilen şeyin, dinen makbul ve ibadet nevinden olması gerekir. 'a isyanı gerektiren haramı ve mekruhu işlemeyi gerektiren nezirler makbul değildir.
Nezr rızası için olmalıdır. Dünyevî maksada yönelik nezirler, ibadette esas olan ihlasa münafi olduğu için değeri düşüktür. "Şu işim olursa şu kadar namaz kılayım" veya "...şu kadar malı tasadduk edeyim" şeklindeki nezirler gibi. Ancak İslam alimleri bu çeşitten nezir yapıldığı takdirde yine uyulması gerektiğini belirtmişlerdir. İbnu Hacer en muteber, en kıymetli nezrin herhangi bir şarta bağlamadan yapılan nezir olduğunu belirtir ve "hastalıktan afiyet bulanın " için şu kadar oruç üzerime borç olsun" demesi gibi" der. İbnu Hacer devamla: " şifa verirse..." gibi bir şartla ibadete nezretmenin ikinci sırada yer alan bir nezir olduğunu belirttikten sonra, rızası gözetilmeyen nezirlerin değersiz olduğunu söyler. "İstiskal ettiği bir kölesinin sohbetinden kurtulmak için azab etmeye nezretmesi gibi" der. Kişiye yapmada meşakkate düşeceği nezirde bulunmanın mekruh ve hatta haram olacağı yine alimlerce belirtilmiştir.
Nezirlere uyulması gerektiği Kur'an-ı Kerim'de temas edilmiş olan bir husustur. Şöyle buyrulur: " sizi yanlışlıkla veya yanılarak ettiğiniz yeminlerden dolayı mesul tutmaz, fakat kalbinizle kazandıklarınızdan, yalan yere ettiğiniz yeminle ve yeminlerinizi yerine getirmemekle kazandığınız günahtan mesul tutar. gafurdur, günahları çok bağışlar, halimdir, hemen ceza vermeyip tevbe etmeniz için size fırsat verir" (Bakara 225).
Bir arzunun hasil olmasi durumunda mesela bir ev bir araba alinmasi durumunda icin kesilen kurbanlar ile adak yapilmak sureti ile icin kesilen ve tasadduk edilen kurbanlardir. Sartli nezir olmadigi müddetce her zaman kesilebilir. Bu kurbanlarda manevi yönü ile cok kazancli sadakalardir. Az sadaka cok belayi defi eder sözü de bu kazanca isaret
(31)
eder. Onun icin vakti yerinde olan mü´minlerin sene icersinde zamana zaman tesekkür kurbanlari kesmesi ve fakirlere ilim irfan vuvalarina vermesi cok akzanclidir.

4-Akîka (Nesike)Kurbanı
.Ümmû Kürs'el-Ka'biyye demiştir ki:
"Rasûlullah (s.a.)'i, (Akîka kurbanı olarak) erkek çocuğu için yaş¬ça birbirine denk olan iki koyun, kız çocuğu için de bir koyun (kesilir) derken işittim."
Ebû Dâvûd der ki: Ben Ahmed (b. Hanbel)'i (metinde geçen) "mükâfieten" (keümesin)i "eşittirler*', yahut da ''birbirlerine yakındırlar" diye tefsir ederken işittim.
Nesâî, akîka 1, 3, 4; Ahmed b. Hanbel, IV, 38.
Sünen-i Ebu Davud Terceme 10/538-539.

Bize Saîd b. Amir, Hişam'dan, (O) Hafsa bint Sîrîn'den, (O da) Selman b. Amir ed-Dabbi'den (naklen) haber verdi ki, Rasulullah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Çocukla beraber bir "akika" vardır. Bu sebeple onun için kan akıtın, (kurban kesin) ve ondan eziyet verici şeyi giderin."süneni darimi 1973 nolu hadis

Bize Affân haber verip (dedi ki), bize Hemmâm, Katâde'den, (O) el-Hasan'dan, (O) Semûre'den, (O da) Hz. Pey-gamber'den (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Her çocuk "akika"sına karşılık rehindir. (Bu sebeple) onun için (akika kurbanı) kesilir, (saçı) tıraş edilir ve (başına) kan sürülür." Katâder bu kan (sürme işini) tarif edip şöyle derdi: Akika boğa zl anıldığı zaman bir parça yün alınır ve onunla, boğazlanılan hayvanın can damarlarına dönülüp (kana bulaştırılır), sonra (bu kanlanmış yün parçası) bebeğin bıngıldağının üzerine konur. Nihayet (kan başından) ip gibi akınca başı yıkanır, sonra da tıraş edilir. Affan dedi ki; Ebân bize bu Hadisi rivayet etmiş ve; "... kan sürülür" (yerine) "ve adı konulur" demiştir.Abdullah (ed-Dârimî ise); "ben bunu (yani çocuğun başına kan bulaştırmayı) gerekli görmem" dedi. süneni darimi 1975 nolu hadis

Akîka; lügatte yeni doğan çocuğun başındaki 'ana tüyü' demektir. Bir fıkıh terimi olarak bu kelime; yeni doğan bir çocuğun doğumunun yedinci günü kesilen kurban anlamında kullanılır. Ke¬lime, yarmak ve kesmek manalarına gelen " " kökünden türetil¬miştir. Dolayısıyla yeni doğan bir çocuğun başındaki ana tüyü doğumunun yedinci günü kesildiği için 'akîka' ismini aldığı gibi, onunla birlikte kesilen kurban da bu ismi almıştır.

Hanefî âlimlerinden İbn Âbidîn bu mevzuda şunları söylemiştir: "Ço¬cuğu dünyaya gelen bir kimsenin, doğumun ilk haftasında, çocuğa isim ve¬rerek başındaki ana tüyünü kesip ağırlığınca gümüş ya da altın dağıtması müstehaptır. cl-Câmi ü'l-nıahbûbî'de açıklandığına göre; çocuğun saçları ke¬silirken bir de 'akîka' adıyla bir kurban kesmek caizdir. Ebû Cafer et-Tahâvî Şerhü Maâni'l-Âsâr' isimli eserinde bu

kurbanı kesmenin nafile bir ibâdet olduğunu söylemiştir.
Udhıye kurbanında aranan şartların aynen bu kurbanda da bulunması gerekir. Bu kurbanın eti çiğ olarak dağıtılabileceği gibi, pişirilerek ve kemikleri kırılarak veya kırılmadan da dağıtılabilir. Uygun görülen kişilerin davet edi¬lerek onlara yedirilmesi de caizdir. Sünen-i Ebu Davud Terceme 10/539.

BAZI HÜKÜMLER

Bazı Hükümler
1. Kız veya erkek çocuğu dünyaya gelen bir kimse-nın şükür makamında *akıka adıyla bir kurban kes¬mesi meşru kılınmıştır. Haleften ve seleften ilim ehlinin ekserisinin görüşü budur. İmâm Mâlik (r.a.) bu mevzuda şöyle diyor: "Akîka konusunda biz Medîneliler arasında da ittifak vardır. Çocuğuna akîka kurbanı kesecek kimse kız ve erkek için ayrı ayrı birer kurban keser. Akıka vâcib değil, müstehap-tır. İnsanlar ötedenberi

yapagelmişlerdir." [211]
Tâbîn'den Yahya el-Ensârî de "Benim yetiştiğim insanlar yeni doğan kız ve erkek çocukları için akîka kurbanı kesmeyi bırakmazlardı." demiştir.
Bu mevzuda İbn'ül-Mün'îr'de "Akîka kurbanı kesmeyi meşru gören¬ler, Hanefî âlimleriyle İmâm Malik, İmâm Şafiî, İshâk ve Cumhuru ulemâ'-dır. Delilleri ise; mevzuumuzu teşkil eden babın hadisleri ile benzeri hadis¬lerdir. Ancak akîka kurbanının hükmü âlimler arasında ihtilaflıdır. Cum¬huru ulema bunun sünnet olduğu görüşündedir" diyor.
. İmâm-ı Mâlik, El-muvatta, akîka, 7.

2. Akîka kurbanı olarak erkek çocuk için iki koyun, kız çocuk için de bir koyun kesilir. Sahabe ve Tabiînden olan âlimlerin ekserisi ile onların dı¬şında kalan ulemanın pek çoğu bu görüştedir.
Ancak Hanefî âlimlçriyle İmâm Malik bu hususta kız ile oğlan arasın¬da bir fark yoktur. Her ikisi için de birer koyun kesilir, demişlerdir. İbn Ömer ile Urve b. ez-Zübeyr de bu görüştedir. Nitekim şu iki hadis-i şerif, bunu açıkça ifâde etmektedir: "Abdullah b. Ömer, aile fertlerinden her isteyene akîka'dan verirdi. O, kız ve erkek hepsi için ayrı ayrı birer koyun keserdi. "Urve b. ez-Zübeyr, âkîka olarak kız ve erkek çocuklar için ayrı ayrı birer koyun keserdi." [213] hadis-i şerifte Rasûl-i Ekrem Efendimizin de Hz. Hasan ve Hüseyin (r.a.) için akîka kurbanı olarak birer koyun kestiği ifade edil¬mektedir. Erkek çocuk için akîka kurbanı olarak iki koyun kesileceğini ifa¬de eden cumhuru ulemaya göre "Hz. Peygamber'in Hz. Hasan ile Hüseyin için akîka kurbanı olarak birer koyun kestiğini ifade eden 2841 numaralı hadis-i şerif muzdaribdir; çünkü Nesâi'nin rivayetinde Hz. Peygamber'in Hazret-i Hasan ve Hüseyin (r.a.) için ikişer
koç kurban ettiği ifade edilmektedir. Nesai akika4.

Ger¬çi Nesâî'nin bu rivâyetindeki "iki koç" kelimesinin te'kid için tekrarlanmış olabileceği binaenaleyh, Hazret-i Hasan'la Hüseyin için kesilen akîka kur¬banlarının dört koç değil de iki koçtan ibaret olduğu düşünülebilirse, de bu iki hadisin birini diğerine tercih etmek veya aralarını telif etmek mümkün olmadığından, bu hadisler muzdaribdir ve delil olma niteliğinden uzaktır. Eğer, gerçekten 2841 numaralı hadisin sübûtu kabul edilecek olursa o za¬man, bir koyun kesmekle yetinmenin câizliğine iki koyun kesileceğini ifade eden sahih hadislerin çokluğuna bakarak da iki koyun kesmenin müstehap-lığına hükmetmek gerekir." Alimler, akîka kurbanının hangi hayvanlardan olabileceği konusunda da ihtilâfa düşmüşlerdir, Şafiî âlimlerinden bazıları ile İbn Hazm, mevzumuzü teşkil eden hadis-i şerifin zahirine sarılarak, akîka kurbanının sâdece davar cinsinden olan keçi ve koyundan kesilebileceği¬ni sığır ve deve cinsinden akîka olamayacağını söylemişlerdir. Hanefî âlim¬lerine göre, kurban bayramında kurban edilmeye elverişli olan her koyun, akîka kurbanı olabilir.
Mâlikîlerle Şâfiîlere ve âlimlerin cumhuruna göre; kurban bayramında kurban edilmeye elverişli olan davar, sığır ve deve cinsinden her hayvan akî¬ka kurbanı olarak kesilebilir. Delilleri ise Hz. Enes'in rivayet ettiği "Kimin bir çocuğu dünyaya gelirse onun için akika kurbanı olarak koyun, sığır ve deve cinsinden bir hayvan kessin. Mecmeû'z-Zevâid, IV, 58.
mealindeki hadis-i şeriftir. Ancak bu hadisin senedinde Mus'ide b. el-Yesa' isminde yalancı bir râvî
bulunduğun¬dan bu hadis delil olamaz. Ahmed b. Hanbel (r.a.)ya göre; akîka kurbanı koyundan kesilebildiği gibi sığır ve deve cinsinden de kesilebilir. Bu hayvan¬ların akîka kurbanı olarak kesilmesinin caiz olabilmesi için ortaklaşa değil sadece bir çocuk için kesilmiş olmaları şarttır Sünen-i Ebu Davud Terceme : 10/539-541.

6/12/2008

KURBAN EDİLMESİ CAİZ OLAN HAYVANLAR

h1


Kurban Olabilen Hayvanlar
Bu vasfı taşıyan hayvanları kesmek kurbanın rüknüdür. Kurban olabi¬lecek hayvanlar: Deve, sığır (inek, öküz, manda) ve davar (koyun, keçi) cin¬sinden hayvanlardır. Bunların hem erkek hem dişisi kurban olabilir. Kümes hayvanları, eti yenilen vahşi hayvanlar kurban edilemezler. Devenin en aşa¬ğı beş yaşında olanı, sığırın iki yaşında olanı ve davarın bir yaşında olanı, (veya daha az yaşta olup da bu yaşta gösterenleri) kurban edilebilir. Davar cinsinden hayvanları ancak bir kişi kurban edebilir. Bir deve veya sığırı ise; yedi kişiye kadar ortak olarak kesmek mümkündür.
Ortakların hepsinin müslüman olması ve hepsinin de niyetinin kurban kesmek olması gerekir. Eğer içlerinden sadece et almak veya ticaret maksadı ile kesmek niyetinde olan varsa, hiçbirinin kestiği kurban kabul olmaz.
Ortaklığın, hayvanı satın almadan Önce olması daha iyidir. Bir Müslü¬man, kurban için satın aldığı bir sığır veya deveye, sonradan altı kişiyi daha ortak edebilir. Sünen-i Ebu Davud Terceme v 10/454

Kurban Edilmelerinde Bîr Mahzur Olmayan Hayvanlar
Kurbanlık hayvanın şaşı, topal, boynuzlu veya boynuzsuz (kökünden kırık olursa olmaz) olmasında veya boynuzunun birazının kırık bulunma¬sında, kulaklarının delinmiş veya enine yarılmış olmasında, kulaklarının uç¬larından kesilip sarkık bir halde bulunmasında, dişlerinin azının düşmüş ol¬masında, tenasül uzvunun bulunmamasında veya buruk olmasında bir mahzur yoktur. Yine yemini yiyebilen delirmiş hayvan, çok zayıf olmayan uyuz hayvan (çünkü uyuz ete geçmeyen bir deri hastalığıdır.) kurban kesilebilir. Bununla birlikte en iyi kurban besli ve gürbüz olandır.
. Sünen-i Ebu Davud Terceme 10/454-455.

KURBAN EDİLMESİ CAİZ OLMAYAN HAYVANLAR

Kurban Edilmeleri Caiz Olmayan Hayvanlar

Gözü kör olan, dişlerinin çoğu dökülmüş olan, kulaklarının veya kuy¬ruğunun yarısından fazlası kesilmiş veya kopmuş olan, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış olan, memelerinin başları kopmuş olan ve ku¬lakları veya kuyruğu doğuştan bulunmayan hayvan kurban olamaz. Yine ke¬miklerinde ilik kalmayacak kadar zayıflamış olan, kesilecek yere kadar yürüyemeyecek derecede topal olan hayvan ile hasta olan bir hayvan da kur¬ban olamaz.

Bu kusurlardan birisi, kurbanda satın alındıktan sonra meydana gelse kurban sahibi zengin ise başka bir tane alır ve keser. Fakir bir kimse ise böy¬le kusurlu olan hayvanı kurban edebilir, yerine başkasını alması
gerekmez. Hatta böyle kusurlu bir hayvanı satın alıp kesebilir. Çünkü kurban fakirler için nafiledir. Nafilelerde ise- müsamaha sınırı geniştir.

Zengin kimsenin aldığı kurban henüz kesilmeden ölse yerine başkasını alması gerekir. Fakir kimsenin aldığı kurban ölse yerine başkasını alması ge¬rekmez. Zengin kimsenin aldığı kurban kaybolup veya çalınıp da yerine baş¬kasını kestikten sonra bulunsa, artık onu kesmesi gerekmez. Çünkü vacibi, yani kan akıtmayı yerine getirmiş bulunmaktadır.

Fakat fakirin kesmesi ge¬rekir. Çünkü satın aldığı hayvan kurban olarak üzerine borç olmuştur. Bu¬nunla birlikte, yalnız birini de kesebilir. Herhangi bir sebepten dolayı bay¬ramın ilk üç günü kurbanını kesmeyen bir zengin, kurbanın kendisini veya bedelini, fakirlere sadaka olarak verir. Ortak olarak kesilen kurbanda or¬taklardan biri ölürse onun vârisleri hisseyi geri alamazlar.
Kurbanlık hayvan kesilmeden evvel doğursa yavrusu da kendisiyle be¬raber kesilir. Sünen-i Ebu Davud Terceme 10/455.
Murdar olmak veya olmamak.
Herhangi bir zamanda hasta hayvan kesildiginde harteket eder yahut kesilince kann akarsa eti yenir.Bu iki alametden birisi olmazsa ve keserken canli oldugu bilinmezse yenmez.

Kesilmeden ölen hayvan murdar oldugu gibi bogulan basi koparilan , beynine tokmak vurularak veya kulak tözüne sis saplamak sureti ile öldürülen hayvanlar da murdar olur. Eti yenilmez enseden kesilen hayvan vedec denilen iki sah damari kesilmeden ölürse lase olur yenilmez.
Nimetül islam 678
Bir yerden yuvarlanarak ölen veya bir hayvanla güresirken süsülerek veya kurt parcalayarak ölen hayvanda murdardir ölmeden önce yetisilip kesilmedikce eti yenmez.
Hayvanlar besmele ile kesilir. Kasden besmele terk edilirse o hayvanin eti yenmez.Fakat unutularak kesilirse zarar vermez.Kurban kesilirken kasabin elinin püzerine elini koyaninda besmele cekmesi sarttir.
b.Islam ilmühali.s.393

 
Hakkımda

  • SIK KULLANILANLARA EKLE
  • GİRİŞ SAYFANIZ YAPIN
  •  
    Bağlantılarım
      RSS
      • <%LinkTitle%>
      -->

    Free Blogger Templates

    eXTReMe Tracker