<$BlogMetaData$>



 

 

destebaşı

Kategorilerim
 
Son Yazılarım
  • <%RecentEntryTitle%>
 
 
 
Google
Hayrettin Karaman`ın Web Sitesi  
Arkadaşlarım
 
 
 

1/11/2007

Mesleğinize göre hastalık riskleri

h1

Mesleğinize göre hastalık riskleri



Meslek seçmek çok önemli bir karardır. Bazıları daha ilkokuldan kararını verir ve hayat gerçekten o doğrultuda ilerler. Bazıları plan yapar ama üniversite sınavı buna izin vermez. Bazıları isteyerek seçtiği mesleği sonradan sevmez bambaşka işler yapar.

 
Mesleğinize göre hastalık riskleri

Meslek seçmek çok önemli bir karardır. Bazıları daha ilkokuldan kararını verir ve hayat gerçekten o doğrultuda ilerler. Bazıları plan yapar ama üniversite sınavı buna izin vermez. Bazıları isteyerek seçtiği mesleği sonradan sevmez bambaşka işler yapar.

Seçtiğiniz meslek bazen sağlığınız için de belirleyici bir faktör olur. Bedenimizin sağlığı ve hayatta kalabilmemiz için enerjiye ihtiyaç duyarız. Enerji biterse makine çalışmaz. Bu sebeple besinler yani enerji kaynaklarımızın seçimi yaşam kalitemizi de belirler. Sağlık ve beslenme ilişkisine baktığımızda genetik faktörleri göz ardı etmek mümkün değil ancak genetik faktör kadar önemli olan diğer konu çevresel faktörlerdir.

Yaşam biçimi, etrafınızdakilerin alışkanlıkları, dış uyaranlar ve zorunlu yapılması gerekenler beslenmemizi etkiler. Hayatta kalma mücadelesi içinde enerji kadar önemli diğer birim ''para''. Hayatınızı devam ettirmek için para da kazanmak durumundayız. Hal böyle olunca para kazanmak için yaptığınız bazı işler sağlınızı çok yakından etkileyebiliyor.

Bazı meslekler ve sağlık riskleri

Sürekli oturmak zorunda olanlar (banka memuru gibi )

Kabızlık, dolaşım problemi, sırt ve bel ağrısı, hareketsizliğe bağlı şişmanlık, ara öğün atlama.

Çok sık seyahat edenler (uluslararası ticaret işi olanlar gibi)

Düzensiz öğün alışkanlığı, egzersize zaman ayıramama, dengeli beslenme güçlüğü, saat farkı kaynaklı öğün düzensizliği, su tüketiminde eksiklik, sindirim sistemi problemleri.

Uzun toplantılara katılmak zorunda olanlar (yöneticiler gibi)

Aşırı çay kahve tüketimi, yetersiz su içme, toplantılardaki yağlı ve şekerli kurabiye tüketiminde artış, öğün atlama.

Uzun süre ayakta durması gerekenler (eğitimciler, kuaförler gibi)

Sırt ve bel ağrıları, dolaşım bozukluğu , ara ve ana öğün atlama, yetersiz su tüketimi, tek öğünde çok fazla yemek yeme.

İşini yürüyerek yapmak durumunda olanlar (tıbbi satış mümessilleri gibi)

Öğün saatlerinde dengesizlik, sürekli dışarıda hazır yemekler yenilmesi, karbonhidrat ve yaÇ içeriği yüksek lif içeriği düşük beslenme, tuvalet problemi sebebiyle az su içme.

Sürekli aynı pozisyonda oturanlar (santral görevlisi gibi)

Sırt ve bel ağrıları, sindirim ve dolaşım sistemi bozuklukları, hareketsizlik sebebiyle kilo alımında artış.

Ağır işte çalışanlar (taşıma ve lojistik elemanları gibi)

Kalori ve protein dengesizliği, eksik besin alımı, vitamin ve mineral yetersizliği, iskelet ve kas yapısını koruyucu kıyafet ve beden egzersizleri konusunda eğitim eksikliği.

Gün içinde hep sokakta olanlar (taksi şoförü, kurye görevlisi gibi)

Öğün saatlerinde dengesizlik, sürekli dışarıda hazır ve aynı tür yemekler yenilmesi, karbonhidrat ve yaÇ içeriği yüksek lif içeriği düşük beslenme, tuvalet problemi sebebiyle az su içme.

Uykusuz ve düzensiz yaşayanlar (cerrahlar, akademisyenler, araştırmacılar gibi)

Düzensiz öğün alışkanlığı, egzersize zaman ayıramama, dengeli beslenme güçlüğü, geç saatte yemek yeme ve şeker içeriği yüksek atıştırmalar, su tüketiminde eksiklik, sindirim sistemi problemleri, uykusuzluk

Ev hanımları (bana göre en ağır mesleklerden biri)

Akşam ailece yemeğe hazırlanma sebebiyle öğün atlama, öğle öğününü geçip akşam üzeri aşırı yağlı ve şekerli besinler tüketmek, ev işlerindeki yorgunluğu egzersiz gibi düşünerek ihtiyacından fazla yemek yemek, çocuklardan artan yemekleri tüketmek.

Çalışanlar için pratik öneriler

Kabızlık problemi: Lifli besin ve su tüketimi artırılmalı mümkünse hareketli bir yaşam şekli tercih edilmelidir. Diyetin lif oranını artırmak için özellikle rafine edilmemiş, tam buğday, tam çavdar ve kepekli ürünler ile sebze, kabuğu ile yenebilen meyve ve kuru baklagillere yer verilmelidir.

Aşırı çay kahve tüketimi: Çay ve kahve, bileşimindeki antioksidan maddeler sebebiyle sağlığımız için önemlidir. Ancak ölçülü miktarın dışına çıkıldığı zaman ve bu durum su tüketimini engeller hale geldiğinde sağlık için tehlike çanları çalar.

 Özellikle çay kahve şekerli tüketiliyorsa durum daha da ciddidir. Bir küp şeker yaklaşık 20 kalori içerir. Her gün 100 kalori fazlalık ayda 3000 kalori eder. Bu yıllık olarak vücut ağırlığınızda yaklaşık 5 kilo artışa sebep olur. Yeterli su içtiğinizi anlamak için idrar renginizi kontrol edin. Açık sarı, renksiz olması normaldir.

Toplantılarda ikram edilen kurabiyeler: Bunlar yerine yağsız kraker, çeyrek simit, kuru kayısı, ceviz, peynirli kepekli sandviçler, çiÇ sebzeler ve bitki çayları, su daha iyi seçimlerdir.

Öğün atlama: Metabolizmayı hızlandırmak için az ve sık yemek zorundasınız başka şeylerden mucize beklemeyin. 2 - 3 saatte bir yanınızda taşıyabileceğiniz besinler atıştırın. Yağsız kraker ile ayran, kuru kayısı ile içine önceden yerleştirdiğiniz ceviz veya badem, 1 meyve, 1 avuç leblebi, yarım simit ile peynir, yağsız tost ve ayran her yerde bulabileceğiniz ve taşıyacağınız pratik besinler. Öğün atlamanız gece daha fazla acıkmanıza ve bir sonraki öğünde ihtiyacınızdan fazla yemenize sebep olur.

Hareketsizlik: Mümkün olduğunca esneme hareketleri yapın ve doğru oturuş pozisyonunu öğrenin. Dolaşım probleminiz için akşamları ayaklarınızı yükseğe kaldırmak veya doğru masaj uygulamaları da çözüm olabilir. Cep telefonuyla konuşurken hareket edin. Sürekli bacak bacak üstüne atmayın.

Merdiven kullanın. Arkadaşınıza telefon etmek yerine ofis yakın ise yürüyün. Egzersiz sırasında mutluluk hormonu olan endorfin salınımının olumlu etkilerini de unutmayın.



Milliyet

5/9/2007

İLK YARDIM TALİMATI-1-

h1

İLK YARDIM TALİMATI

A- İlk Yardımın Genel Maksadı:

Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye tıbbi tedavisi yapılana kadar kaza yerinde anında yapılan, hayat kurtarmaya yönelik uygulamalara ilk yardım diyebiliriz. İşyerinde herhangi bir sebeple kazaya uğrayan kişi veya kişilerin; durumlarının daha kötü bir hal almasını önlemek üzere yapılan ilk işlemlerin tümü bu tanıma girer.

İlk yardımın amaçlarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

1. İlk yardımın amacı hasta veya yaralıyı tedavi etmek değil, kişinin durumunun daha kötüye gitmesini önlemektir.

2. İlk yardımda gerekli müdahaleler yapılırken hasta veya yaralıya zarar vermemek gerekir.

3. Acil tedavi; ilaçla veya başka tedavi amaçlı işlemlerdir ilk yardımın konusu dışındadır. İlk yardımda öncelikle acil bakım sağlanır.

B-  İlk Yardımda Yapılacak İlk İşlemler:

1. Kişi veya kişiler tehlike kaynağından uzaklaştırılmalıdır.

2. Hasta veya yaralılar mümkünse az hareket ettirilmelidir.

3. Hasta veya yaralının solunumu kontrol edilmeli, gerekirse suni solunum yapılmalıdır.

4. Kanamalı durumlarda kanama kontrol altına alınmalıdır.

5. Yardım çağırılırken doğru ve tam bilgi verilmelidir.(olay yeri, olayın ne olduğu, kişinin cinsiyeti, yaşı gibi.)

6. Yaralıya ilk bakım sağlanırken;

A. Yaralının kimliği saptanmalıdır.

B. Hastanın genel görünümü, davranışları deri rengi, gözlerinin durumu not edilmelidir.

C. Ağız çevresinde ezilme, leke olup olmadığına bakılmalıdır. Nefesi kontrol edilmeli, alkollü olup olmadığı tespit edilmelidir.

D. Yaralının boğazı kontrol edilmeli, hava yolu uygun bir biçimde temizlenmelidir.

C-  İlk Yardım Çeşitleri:

1. Solunumu Sağlamak İçin İlk Yardım:

A. Duman boğulması,

B. Gaz zehirlenmesi,

C. Suda boğulma,

D. Elektrik çarpması,

E. Kalp yetmezliği,

gibi durumlarda solunum durmuşsa ilk yardım olarak solunumu sağlamak gerekir. Oksijensiz geçen her dakika ölümü yaklaştırır.

Yapılacak ilk yardım ağızdan ağza solunumu uygulamaktır.

Yapılacak İşlemler;

1. Ağızda görülen yabancı cisimler uzaklaştırılır.

2. Yardımda bulunan kişinin eli hastanın boyun altına konulup yavaşça kaldırılır.

3. Hastanın başı arkaya doğru hafifçe itilerek çenesinin yukarı kalkması sağlanır.

4. Parmaklarla hastanın burun delikleri kapatılır.

5. Yardımda bulunan derin nefes alır, ağzını hastanın ağzına sıkıca yapıştırır.

6. Nefes hastanın ağzına üflenir. Bu işlem hastanın göğsü yükselene kadar devam eder.

 

2. Kanamalarda İlk Yardım:

1. Yaralı az hareket ettirilmelidir.

2. Kırık yoksa yaralının kol ve bacakları mümkünse yükseğe kaldırılır.

3. Gözle görülen kanamayı durdurmak için yarayı temiz bir bez veya çıplak elle kavranarak basınç uygulanmalıdır.

4. Kanama devam ediyorsa bandaj uygulanmalı acil yardım gelene kadar uygulama devam etmelidir.

5. Bandaj uygulanırken kan dolaşımını engellememesine dikkat edilmelidir.

6. Bu işlemle kanama durdurulamazsa kalp ve yara arasındaki basınç noktalarına basınçlı sargı ve boğucu sargı bezi (turnike) tatbik edilmelidir. Turnike 2–3 saatten fazla yerinde kalmamalıdır. Zorunlu olmadıkça turnike tatbik edilmemelidir. (BASINÇ NOKTALARI: Kolda; kolun iş yüzünün bilekle omuz mesafesinin ortası. Ayakta; Uylukla vücut arasının ortasıdır.)

7. Yüzeysel yaralanmalarda; yara sabun ve su ile yıkanmalı, steril bir bezle yaradaki yabancı cisimler temizlenmeli, doktora gösterilmelidir.

 

3. Zehirlenmelerde İlk Yardım:

1. Hastanın şuuru yerinde ise ona bir bardak su veya süt içirerek zehrin konsantrasyonunu düşürülmelidir.

2. Hastanın neden zehirlendiği öğrenilerek hemen tıbbi acil tedavi için hastane haberdar edilmeli veya hastaneye yetiştirilmelidir.

3. Zehirli bitki, kozmetik zehirlenmelerinde; hastaya tuzlu su içirilerek, mümkün değilse boğazına parmak atarak kusturulmalıdır.

4. Egzoz zehirlenmelerinde;

A. Hasta temiz havaya çıkarılmalı,

B. Gerekiyorsa suni solunum yapılmalı,

C. Tıbbi acil yardım için hastane haberdar edilmeli veya hastaneye yetiştirilmelidir.

 

4. Şok 'ta İlk Yardım:

1. Şok; vücuttaki sistemlerin çalışmasındaki düşüştür. Ani bir hastalık veya kaza sonucu kan dolaşımındaki azalmayla meydana gelir.

Ağır sakatlanma, karın içi yırtılmalar, yaralanma, kan kaybı, yanma, zehirlenme, aşırı sıvı kaybı, karın içi iltihaplanmalarında aşırı korku ve heyecanlarda kan dolaşımının bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan bilinç kaybına şok denir.

2. Şokta kan dolaşımındaki azalma nedeniyle kan basıncı (tansiyon) düşer.

3. Şokun başlıca belirtileri;

A. Soğuk, solgun bir deri.

B. Çabuk ve düzensiz nefes.

C. Hızlı nabız atışı.

D. Güçsüzlük, isteksizlik, halsizlik.

4. Şok durumunda; hastanın nefesi ve kan kaybı takip edilmeli ilk yardım tedbirleri uygulanmalıdır.

5. Hasta sakinleştirilmeli, yere yatırılmalı vücut ısısının kontrolü için gerekirse üstü örtülmeli, sedye altına battaniye konulmalıdır.

6. Hastanın şuuru kapalıysa yan yatırılıp, ağzındaki sıvıların dışarı çıkarılması sağlanmalıdır.

7. Kanama varsa durdurulur. Solunum kontrol edilir.

8. Ayakları yerden 30–40 cm. kadar yükseltilir. Solunum sıkıntısı olursa indirilmelidir.

9. Şoktaki hastaya ağızdan bir şey verilmez.

10. Hastanın üzerinde sıkan giysiler varsa gevşetilir.

11. ilk yardımı müteakip tıbbi acil yardım için hastane haberdar edilmeli veya hastaneye yetiştirilmelidir.

 

5. Bayılmalarda İlk Yardım Kuralları:

Bayılma: Hasta veya yaralının beyin fonksiyonlarının bir anlık durması kendinde olmama halidir.

a) Bayılmaya neden olacak durumlar:

1. Kalp yetmezliği

2. Kanama

3. Ani tansiyon düşmesi

4. Nefes alma zorluğu

5. Ani bilinç kaybı

b) Belirtiler:

1. Yüzde solgunluk, baş dönmesi

2. Ciltte nem ve soğukluk

3. Nefes alma zorluğu

4. Ani bilinç kaybı

5. Nabız hafif fark edilir ve hızlıdır.

c) İlk yardım:

Hastayı sıkan giysiler gevşetilir.

Şok pozisyonu verilir.

Uyarıcı kokular koklatılır.

Solunum kontrolü yapılır.

 

6. Bilinç Kaybı ve Koma'da İlk Yardım:

Bilinci kapalı kişilerde beş duyu ile algılama ortadan kalkar. Bu durumda olan hastalar;

— Yardım isteyemez.

— Dikkatli değerlendirilmeyecek olursa hastanın öldüğü sanılabilir.

— Nedene yönelik tahmin hayat kurtarıcı olabilir.

— Solunum yolu tıkanmış olabilir.

— Hasta kusabilir, kusmuk solunum yollarına kaçabilir.

— Gözdeki refleks mekanizması ortadan kalkmıştır.

Yapılacak İlk Yardım

1. İlk olarak hava yolu açılır.

2. Solunum yapıyorsa, koma duruşuna getirilir.

3. Solunum yapamıyorsa, suni solunuma başlanır, nabız kontrol edilir.

4. Kalp durmuşsa, kalp masajı ile birlikte suni solunum yaptırılır.

 

7. Yanıklarda İlk Yardım:

Yanık: Çeşitli faktörlerin dokularda yapmış olduğu yaralardır. Bu faktörler alev sıcak hava, sıcak su, buhar, asit, diğer kimyasal yakıcılar, elektrik akımı, yıldırım radyo aktif ışınlar, yanığa sebep olurlar.

İlk yardım: Tutuşan bir kişinin hemen yere yatırılması ve kendi çevresinde yuvarlanması sağlanır. Genelde alev söner sönmez bu kişinin üstüne battaniye veya halı sarılır. Alevler söner sönmez, elbiseleri kesilerek çıkartılır. İlk yardıma başlamadan önce eller sabun ve su ile yıkanmalıdır. Su kabarcıkları patlatılmaz. Yanık yara üzerine temiz ıslak gazlı bez çarşaf örtülür. Şoka karşı önlem alınır. Hastaya ağızdan bir şey verilmez.

Göze yakıcı bir madde sıçraması halinde göz en az yirmi dakika bol su ile yıkanmalıdır.

Elektrik yanıkları: Elektrik çarpması durumunda ilk önce akımı durduracak şalteri indirin. Şalter olay yerinden uzaksa akımın olduğu yerden, tahta, plastik ve lastik gibi akım geçirmeyen maddelerle uzaklaştırılır ve en yakın sağlık kurumuna götürülür.

A. 1 inci derece yanıklar: Kızarıklık, hafif şişlik ve ağrı hali.

Yanan yer derhal soğuk suya tutulur veya bastırılır, ağrı geçinceye kadar bir miktar bekletilir.

Steril kuru bir bandajla hafifçe sarılır. Acil tıbbi yardım çağrılır veya hastaneye götürülür.

B. 2 inci derece yanıklar: Benekli görünen kabarcıklar ve büyük ağrı hali.

Hastanın elbiseleri gerekiyorsa kesilir ve gevşetilir.

Ağrı geçinceye kadar soğuk suya tutulur veya bastırılır.

Steril bandajla örtülür, kabarcıklar zedelenmez.

Şoka karşı tedbir alınarak Acil tıbbi yardım çağrılır veya hasta-haneye götürülür.

C. 3 üncü derece yanıklar: Bu yanıkta deri tahrip olmuştur.

Hastanın yanan yeri kalın steril bezle örtülmelidir. Şoka karşı tedbir alınarak Acil tıbbi yardım çağrılır veya hastaneye götürülür.

 

8. Kırıklarda İlk Yardım:

1. Kırıklar kapalı ve açık olmak üzere iki ye ayrılır.

A. Kapalı kırık: Bir veya daha fazla kırık kemik derinin altındadır.

B. Açık kırık: Kırık kemik deriden dışarı çıkmıştır, kırık yerinin ağzında açık yara vardır.

2. Yaralı mümkünse hareket ettirilmemeli, değilse çok dikkatli hafif hareket ettirilmelidir.

3. Kırık şüphesi olan yer desteklenir, kanama varsa durdurulmaya çalışılır, temiz bez veya giysi ile tamponlanır sarılır, yara kasılmamalıdır.

4. Ayaklar ve kollar normal durması gereken konuma getirilir, kırık kemiğe mümkün olduğunca dokunulmaz.

5. Hasta gerekiyorsa atele alınmalıdır.

6. Hastanın atele alınması aşağıdaki şekilde olmalıdır.

A. Atele alma: Yaralı bölgeyi desteklemek ve korumak amacıyla uygulanır. Tahta veya demir gibi sert maddeler kullanılır. Yaralanmanın durumuna göre burkulma incinmelerde olduğu gibi havlu, yastık gibi yumuşak atellerde kullanılabilinir.

B. Atel yaralanan bölgenin alt ve üstünü tamamen kavrayacak uzunlukta olmalı ve eklem yerine kadar uzanmalıdır.

C. Geniş bir bezle sıkıca bağlanır. Bu sıkılık yarayı zedelememelidir.

7. İlk yardımı müteakip tıbbi acil yardım için hastane haberdar edilmeli veya hastaneye yetiştirilmelidir.

 

9. Çıkıklar, Burkulmalar ve İncinmelerde İlk Yardım:

1. Çıkık:  Kemiğin eklem kapsülünden dışarı çıkmasıdır.

A. Basit kırık gibi tedbir alınmalıdır.

B. Bölge atele alınmalıdır. Hareket etmemesi sağlanmalıdır.

C. Yerinden çıkmış kemikler koca karı usulü yerine yerleştirilmeye çalışılmamalıdır. Aksi halde daha fazla zarara sebep olabilir.

D. İlk yardımı müteakip tıbbi acil yardım için hastane haberdar edilmeli veya hastaneye yetiştirilmelidir.

2. Burkulma: Eklem çevresindeki dokuların yaralanmasıdır.

A. Yaralanan bölgenin hareket etmesi engellenmelidir.

B. Yaralı ağırlığını yara bölgesine vermemelidir.

C.  Havlu, yastık gibi yumuşak atel kullanılır.

D. İlk yardımı müteakip tıbbi acil yardım için hastane haberdar edilmeli veya hastaneye yetiştirilmelidir.

3. İncinme: Kas zedelenmesidir. Vücudun fazla zorlanması, uygunsuz kaldırma sonucu meydana gelir.

A. Hasta istirahat ettirilir.

B. İncinme iyileştikten sonra hafif egzersizler yapılır.

C. Bel incinmelerinde hasta sert ve düz bir yere yatırılarak doktora gösterilmelidir.

 

10.Yaralanmalarda İlk Yardım:

Yaralı bir kişiye ilk yardım uygulaması yapacak kimsenin her şeyden önce güven ve umut verici sözlerle yardıma başlaması gerekir.

Yaralı yaralayıcı etkenlerden uzaklaştırılmalı. Örneğin yangın yerinden ya da yıkıntı altından çıkartırken özen göstermeli yeni yaralanmalara neden olabilecek davranışlarından sakınılmalıdır.

Yaraların bakımı yapılmalı kanama varsa durdurulur. Yaralıyı dış etkenlerden korumak için gerekli önlemler alınır. Sargı vs. yaralı en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir.

Yaranın içerisinde kırık kemik parçaları varsa bu parçalar atılmaz. Cam parçaları varsa bunlara baskı uygulanmaz.

Yaralanmalarda en tehlikeli etken tetanos mikrobudur. Aşı yapılmalıdır.

 

11.Suda Boğulma:

Suda boğulanların ancak çok iyi yüzme bilenler tarafından tekniğe uygun olarak kurtarılması gerekir. Can simidi atılması batmayan bir cisim atılması yardımcı olabilir. İlk yardımcı boğulan kişinin bir elinin bileğini kavrayarak bir eli serbest kalacak şekilde yardımcı olur.

İlk yardım: Kişi hemen yüz üstü yatırılır. Boğulan kişinin vücudunun alt bölgesi kaldırılıp karına baskı yapılarak yuttuğu su boşaltılır. Sonra sırt üstü çevrilir suni solunum yaptırılır.

12. Baş ve Boyunda Darbe Yaralanmalarında İlk Yardım:

Kafadan, burundan, kulaktan, su ve kan gelip gelmediğine bakılır. Göz çevresinde gözlük gibi morarma olup olmadığı önemlidir. Göz bebeklerinin büyüklüğünün farklılığına bilinç kaybı olup olmadığına bakılır. Püskürür gibi kusma olması, nabız sayısının azalması acil tedavi gerektiren durumdur.

Kulaktan kan geliyorsa kanayan kulak üzerine yatırılır. Solunum hırıltısıyla yarı oturur vaziyette hasta sevk edilir.

 

13. Vücut Boşluklarına Yabancı Cisim Kaçması:

Kulağa Yabancı Cisim Kaçması: Kulağa bitkisel bir madde kaçtıysa ıslatmamalıdır. Şişerek çıkması güçleşir. Hiçbir sıvı damlatılmaz. Canlı böcek kaçarsa el feneri tutulması kulak tarafına yatırılması yaralı olur. Kulağa yabancı cisim sokulmamalıdır.

Buruna yabancı cisim kaçması: Yabancı cisim çıkarmak için cımbız, sivri uçlu bir araç kullanılmalı. Kişiye ağızdan derin bir nefes almasını ve sümkürmesini söyleyiniz, genellikle sonuç alınır. Çıkmıyorsa doktora başvurulur.

Boğaza Yabancı Cisim Kaçması: Yabancı cisim kılçık ya da benzeri görünen bir yerde ise temiz parmaklarımızla alabiliriz. Kaçan cisim topak, yuvarlak bir şeyse genellikle çocuklarda olur, gücümüz yeterse baş aşağı duruma getirilir. Gücümüz yetmiyorsa yan yatırıp kürek kemiğinin alt kısmına kuvvetli birkaç tokat atılır.

Karın, göğüs, kollara ve göze yabancı cisim saplanırsa çekip çıkartılmamalı. Etrafı sarılarak hastaneye sevk edilmelidir. Sadece yanağa saplanan yabancı cisim kanamaya sebep olup solunumu tehlike sokuyorsa çıkartılır.

 

14. Sıcak Çarpması:

Aşırı sıcak etkisinde kalan kişilerde, bulantı, kusma, baş ağrısı belirtileri vardır. Nabız hızlı, deri soluk ve nemlidir. Tansiyon düşüktür. Hasta hemen serin bir yere alınır, şok pozisyonu verilir.

 

15. Donma ve Soğuk:

Soğuk Çarpması: Aşırı soğuk havada kalanlarda görür. Deri mumsu bir görünüm alır. Ellerde benekli morluklar görülür.

İlk Yardım: Hasta oda sıcaklığına alınır.

Donma: Soğuğun fiziki etkisi donmalara sebep olur. Kişinin zayıf olması alkol almış olması soğukta kalma süresi, rüzgâr donmayı çabuklaştırır.

Belirtileri: Haksizlik, uyuşukluk, uyku isteği, bilinç kaybolması. Deri beyaz ve sert görünümüdür.

İlk Yardım: Hasta oda sıcaklığına alınır. Uyutulmaz. Donmuş kısımları ovmak, masaj yapmak tehlikelidir. Kabarcıklar patlatılmamalı.

Hasta kesinlikle sigara içmemeli, donan bölge soğuktan korumalı. Islak giyecekleri çıkarılmalı, battaniyeye sarılmalı. Bilinci yerindeyse ağızdan sıcak içecek verilebilir. Şekerli içecekler verilmemelidir. Alkol soğuktan korumaz, donmayı kolaylaştırır. Verilmesi çok tehlikelidir.

 

16. Havaleler:

Yüksek ateşe bağlı havaleler, daha çok çocuklarda (6 ay- 3 yaş) görülür. Ateşin düşürülmesi gerekir. Bu amaçla çocuğun kol ve bacakları ıslak tülbentle silinir. Yeterli olmazsa vücudu soğuk su ile silinebilir. Doktora götürülür.

Nedeni: Beyindeki bir odağın anormal uyarılar göndermesidir.

17. Epilepsi (Sara):

Sara nöbetlerinde hasta her hangi bir zamanda ve herhangi bir yerde, kol ve bacaklarında kasılmalarla yere düşer. Çevre ile ilgisini keser. Gözlerini bir noktaya diker. Ağzı köpüklenir, dışkı ve idrarını kaçırabilir.

İlk Yardım: Hastanın dilini ısırmaması için dişlerinin arasına mendil konur. Yaralanmasına mani olur. Etrafı boşaltılır.

 
Hakkımda

  • SIK KULLANILANLARA EKLE
  • GİRİŞ SAYFANIZ YAPIN
  •  
    Bağlantılarım
      RSS
      • <%LinkTitle%>
      -->

    Free Blogger Templates

    eXTReMe Tracker